3 Aralık 2013 Salı

Piyasalara Bakış

FED’in çıkış stratejisine yönelik gelişmeler hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasalar için en önemli konu olmaya devam ediyor. Varlık alım porgramında kesintiye başlanmasında Mart ayına yönelik beklentiler ağırlığını korusa da, son açıklanan FED toplantı tutanaklarının geneli itibariyle yeterince güvercince sinyaller içermemesinin/kısmen şahince olmasının, soru işaretlerini güçlendirdiğini söyleyebiliriz. Ayrıca merkezi kanatta yer alan FED Başkanlarından Bullard’ın şahince ifadeler içeren açıklamalarını (Aralık ayına yönelik vurgusu) da not etmekte fayda var.
 
Bu doğrultuda da bu hafta ABD’de Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam rakamından gelecek sinyaller FED’in 17-18 Aralık toplantısı öncesinde varlık sınıflarının seyri konusunda oldukça önemli olabilir. Dün açıklanan ISM imalat gibi bazı güçlü sinyaller içeren makro verilerin ardından Cuma günü açıklanacak istihdam rakamlarında da güçlü yönde sinyaller görülmesi durumunda  (özellike 200.000 üzerinde kalabilecek rakamlar), FED’in Aralık toplantısında varlık alım porgramında kesintiye başlama olasılığını gözardı etmemek gerekli bizce.
 
ABD’de güçlü makro verilerin de desteğiyle S&P 500 Kasım ayında rekor seviyelerini görürken gelişmekte olan piyasaların ayrıştığını gördük. S&P 500 Kasım ayında %2.8 yükselirken,  MSCI GOP endeksi dolar bazında %1.5 düşüş gösterdi. Ancak Kasım ayında rekor seviyeleri gören S&P 500 endeksi aşırı alım bölgesinde bulunuyor. Bir süredir ifade ettiğimiz gibi S&P 500 endeksi gibi bazı benchmark endeksler rekor seviyelerinde bulunuyorken, bazı varlık volatilite göstergelerinin düşük seviyelerini korumasına paralel gelişmekte olan piyasalar gibi riskli varlıklara yönelik daha nötr bir duruşun daha uygun olabileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Bu bağlamda da özellikle gelişmekte olan ülke döviz kurlarındaki gelişmelerin izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca dün VIX endeksindeki %3.9 oranındaki yükselişi ve G7 kur ve bono volatilitelerindeki artışları  da not ediyoruz.
 
Bu sabah Asya piyasalarına baktığımızda Japonya Borsasındaki yukarı eğlim devam ediyor. Nikkei endeksi 8 Kasım’dan bu yana bakıldığında dolar bazında %7 yükseldi. ECB’nin faiz indirim kararı ardından Japonya Merkez Bankasından gelebilecek politika adımlarının da global piyasalar açısından önemi büyük. Bu doğrultuda dün BOJ’un yeni teşvikler üzerinde çalıştığına yönelik basında yer alan resmi olmayan bazı haberler dikkat çekiciydi. Japon Yeni çapraz kurlarındaki yukarı eğilim ön planda olmaya  devam ediyor. 
 
Gelişmekte olan piyasalara baktığımızda dün ABD’de oldukça güçlü yönde gerçekleşen  ISM imalat endeksi  ardından satış baskısı etkili olmuştu. Bu sabah güne satış baskısı ile başlayan Çin borsası toparlayarak şu saatlerde %0.5 ekside işlem görüyor.
 
Bugün yurtdışında takip edilecek önemli bir makro veri yok.  Saat 10:00’da yurtiçinde açıklanacak Kasım enflasyon rakamları (Reuters’e göre TÜFE için piyasa beklentisi aylık %0.5) ise TCMB’nin  17 Aralık PPK toplantısı öncesinde takip edilecek en önemli makro veri. Diğer taraftan Hazine’nin 2015 ve 2023 vadeli tahvil ihaleleri de takip edilecek. Dünkü ihalelerin piyasa beklentilerine paralel yönde gerçekleştiğini not edelim.  Büyük resimde TL’deki seyir dolayısıyla da Merkez Bankasının politika uygulamaları en önemli konu olmaya devam ediyor. Merkez Bankasının son toplantısındaki şahince tonlaması ile birlikte TL’deki baskının hafiflediğini görsek de diğer gelişmekte olan ülkelere paralel FED’in çıkış stratejisine yönelik gelişmelerin ön planda kalmaya devam ettiğini ve gelişmekte olan ülke döviz kurlarındaki baskının yurtiçi piyasaları da olumsuz etkilediğini görüyoruz.
 
Hafta genelinde Cuma günü açıklanacak ABD istihdam verileri ile birlikt e Perşembe günü ECB toplantısı da önemli. Kasım ayında 25 baz puan indirime giden ECB’nin güvercince yönde sinyaller vermeye devam etmesi en güçlü olasılık.

Hiç yorum yok: