para piyasaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
para piyasaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2016 Perşembe

BOJ para politikasında değişiklik yapmayarak piyasaları şaşırttı

Japonya Merkez Bankası, global ekonomideki ters rüzgarlara, güçlü; yen ve zayıf tüketimin kırılgan ekonomik toparlanmayı rayından; çıkarmaları riskine rağmen para politikasında değişiklik yapmayarak; piyasaları şaşırttı.; 

BOJ, iki gün süren politika toplantısının ardından, yıllık; parasal taban artışını 80 trilyon yende ve faizi yüzde -0,10; seviyesinde tuttu.; BOJ, parasal tabanın, varlık alım miktarının değiştirilmemesi; kararını 1'e karşı 8 oyla alırken, faizlerin değiştirilmemesi kararı; ise 2'ye karşı 7 oyla alındı. Üyelerden Kuichi varlık alım miktarının; 45 trilyon yene indirimesi yönünde oy verdi.; 

BOJ Başkanı Harihuko Kuroda saat 09.30'da bir basın toplantısı; düzenleyenek alınan kararları anlatacak.; 

3 Nisan 2014 Perşembe

Piyasalara Bakış


Küresel risk barometeresi olarak izlenen S&P 500 endeksi dün %0.29 yükselişle 1890 yeni zirve seviyesinden günü tamamladı. Yükselişe ofansif sektörlerin öncülük ettiğini belirtelim. Diğer taraftan gelişmiş piyasalardaki olumlu havanın gelişmekte olan piyasalardaki 20 Marttan bu yana etkili olan yükselişe destek olduğunu gördük. Dün Latin Amerika öncülüğünde %0.42 yükseliş gördüğümüz MSCI GOP endeksi 20 Marttan bu yana dolar bazında %6.83 yükselmiş oldu. Ancak 20 Marttan sonra sert düşüş gördüğümüz gelişmekte olan ülke CDS spreadlerinde ve ayrıca gelişmekte olan ülke döviz volatilitesindeki toparlanma dikkat çekiyor. Bu sabah gelişmekte olan Asya piyasalarında sınırlı da olsa kar realizasyonları görülüyor. Diğer taraftan dün Brezilya Merkez Bankasının 25 baz puan artışla faizleri %11.00’e yükselttiğini de not edelim.

11 Mart 2014 Salı

Piyasalara Bakış


Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisi sonrasında Çin ve Ukrayna ile ilgili gelişmelerle birlikte riskli varlıklardaki satış baskısı ile haftaya başladık. Geçtiğimiz hafta yeni zirve seviyeleri gören S&P 500 %0.05 eksi ile yatay seviyede, Stoxx 600 ise %0.5 ekside günü tamamladı. MSCI GOP endeksi dolar bazında %1.2, MSCI Türkiye %1.3 geriledi. Bu sabah ise düne göre nispeten daha olumlu hava hakim. Son zayıf veriler sonrasında pozitif yönde sürpriz yaparak büyümeye yönelik soru işaretlerini azaltan ABD istihdam verisi sonrasında, ABD faizlerindeki artış ve güçlü dolar ile birlikte gelişmekte olan piyasalardaki seyrin  tekrar ön planda olduğu söylenebilir.  Ki bu doğrultuda da hafta gelişmekte olan piyasalarda,  Brezilya’da enflasyon, Güney Afrika ve Türkiye’de cari açık gibi makro verilerin de izleneceğini belirtelim. Ayrıca Cuma günü Rusya Merkez Bankasının faiz kararı da takip edilecek önemli gündem maddelerinden biri. 

31 Ocak 2014 Cuma

Piyasalara Bakış


TCMB’nin aldığı ve piyasa beklentilerinin de üzerinde gerçekleşen sert faiz artırımları (hem gecelik oranlarda hem de haftalık repoda) ardından başta TL olmak üzere gelişmekte olan ülke döviz kurlarındaki kıs vadede bir rahatlama görmüştük. TCMB kararıyla aynı gün Hindistan merkez bankası (RBI) da 25 baz puan sürpriz faiz artırımına gitti. Önceki gün ise Güney Afrika merkez  bankası 50 baz puanlık süpriz bir faiz arttırımına gitti. Fakat bu faiz arttırımlarına rağmen gelişmekte olan ülke piyasalarındaki rahatlamanın kısa süreli kaldığı ve önceki gün özellikle Güney Afrika Randının ve Ruble’deki satış baskısının de etkisiyle gelişmekte olan ülke piyasalarının tekrar satış baskısı altına girdiğini gördük.
Dün Rusya’daki gelişmelerden sonra gelişmekte olan ülkelerde gene kısa süreli bir sakinleşme yaşandıysa da bu sabah itibariyle Ruble’deki baskının devam ediyor olması dikkat çekici.

21 Ocak 2014 Salı

Piyasalara Bakış


Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta ABD’de çok güçlü olmayan/ karışık verilerle birlikte  S&P 500 endeksi haftayı %0.2 eksiyle yatay seviyede kapatırken, ABD faizlerinde sınırlı da olsa rahatlama görmüştük. Geçtiğimiz haftayı %0.37 seviyesinde tamamlayan 2 yıllık tahvil faizi şu saatlerde %0.38 seviyelerinde işlem görüyor. WSJ yazarı Hilsenrath’ın Ocak toplantısında FED’in tapering’e devam edeceğine dair ifadeleri içeren son yazısı da dolara destek oluyor. FED’in tapering’e başlamasının ardından  özellikle verim eğrisinde kısa taraftaki gelişmeleri izlediğimizi hatırlatalım.

7 Ocak 2014 Salı

Piyasalara Bakış


Küresel risk barometresi olarak izlenen ve 2012 sonlarından itibaren etkili olan yukarı trend direnç bölgesini test eden S&P 500 endeksinin, büyüme yönlü fiyatlamalarla güçlü yukarı trendine devam ettiğini ve son açıklanan ISM imalat gibi makro verilerin de olumlu büyüme görünümünü desteklediğini gördük. Ki S&P 500 endeksi 2013 yılında %29.6 yükselirken, gelişmekte olan piyasalar ise FED’in çıkış stratejisi endişeleri öncülüğünde geçtiğimiz yılı dolar bazında %5 kayıpla tamamlamıştı.
 
2014 yılına ise hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasaların kar satışları altında başladığını görüyoruz.  Dün Japonya ve Çin Borsasındaki sert satış baskısı ön plandaydı. 16 Aralık sonrasındaki yükselişlerle yeni rekor seviyeleri gören S&P 500 endeksi ise dün soru işareti yaratan ISM Hizmet endeksi (özellikel yeni siparişlerdeki düşüş dikkat çekiciydi) ile birlikte %0.25 ekside 1826 seviyesinde, MSCI GOP endeksi %0.72 ekside günü tamamladı.

24 Aralık 2013 Salı

Piyasalara Bakış

Geçtiğimiz hafta FED’in 85 milyar dolar tutarındaki varlık alım programında Ocak ayında 10 milyar dolar tutarında kesintiye (“tapering”) başlayacağına dair açıklamaları sonrasında ABD piyasalarında özellikle bono piyasalarındaki ve gelişmekte olan ülke piyasalarındaki gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz. FED’in açıklamaları sonrası önemli direnç seviyelerini test eden ABD 10 yıllık faizi sınırlı yükseliş yönünde tepki verirken, tapering’e başlanılması ile birlikte getiri eğrisinde kısa taraftaki seyrin daha ön planda olabileceğini belirtmekte fayda var. ABD iki yıllık bono faizleri arttıysa da %0.4 altında kalmaya devam ediyor
Her ne kadar FED 18 Aralık’ta işsizlik ve enflasyonda %6.5-%2.0 parametrelerine vurgu yaparak faizlerin uzun süre düşük seviyede kalacağı söylemini güçlendirmiş olsa da, düşük faiz politikasından çıkışa yönelik sinyaller için önümüzdeki dönemde açıklanacak istihdam ve enflasyon verilerinin öneminin daha da arttığını söyleyebiliriz. Bu doğrultuda da ABD’de açıklanacak makro verilerin özellikle kırılgan ve bazı içsel dinamikleri nedeni ile ayrışma olasılığı yüksek olan bazı gelişmekte olan piyasalar için volaltilite yaratma olasılığının daha da yükseldiği söylenebilir.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Piyasalara Bakış

Geçtiğimiz hafta FED’in 85 milyar dolar tutarındaki varlık alım programında Ocak ayında 10 milyar dolar tutarında kesintiye (“tapering”) başlayacağına dair açıklamaları sonrası ABD piyasalarında özellikle bono piyasalarındaki  gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz. FED’in açıklamaları sonrası önemli direnç seviyelerini test eden ABD 10 yıllık faizi sınırlı yükseliş yönünde tepki verirken, tapering’e başlanılması ile birlikte getiri eğrisinde kısa taraftaki seyrin daha ön planda olabileceğini not etmekte fayda var.
Diğer taraftan FED’in “tapering” kararı ve açıklamaları sonrasında düşük faiz politikasından çıkışa yönelik sinyaller için önümüzdeki dönemde açıklanacak istihdam ve enflasyon verilerinin önemi daha da arttı ve bu bağlamda özellikle kırılgan ve bazı içsel dinamikleri nedeni ile ayrışma olasılığı yüksek olan bazı gelişmekte olan piyasalar için volaltilite yaratma olasılığının daha da yükseldiğini söyleyebiliriz.

28 Kasım 2013 Perşembe

Piyasalara Bakış

Dün açıklanan makro verilerde ABD haftalık işsizlik maaşı başvurularında Kasım ayına yönelik pozitif sinyaller dikkat çekiciydi. Haftalık başvurular 23 Kasım haftasında 10.000 kişi düşüşle 316.000’e gerileyerek ikinci haftada da beklenenden oldukça iyi yönde gerçekleşti. (beklenti:330.000) Dört haftalık ortalamada devam eden gerileme önemliydi. (7500 kişi düşüşle 331.750’ye geriledi.) Her ne kadar yüksek oynaklık gösteren bir veri olsa da tarım dışı istihdam rakamına yönelik öncü gösterge olarak izlenmesi nedeniyle haftalık işsizlik başvurularının Kasım ayına yönelik vereceği sinyaller önemli. Bu doğrultuda da işsizlik maaşı başvuruları rakamlarında dört haftalık ortalamada gerileme sinyalinin devamını, yani 6 Aralıkta açıklanacak tarım dışı istihdam rakamı öncesinde haftalık rakamların istihdamdaki iyileşmeyi destekleyip desteklemediğini izliyoruz. Tarım dışı istihdam rakamında ise Ekim ayındaki güçlü rakam ve önceki aylara yapılan yukarı revizyonlarla son üç aylık ortalama 202.000 seviyesinde önemli eşik olarak vurgulanan 200.000’inin üzerinde seyrediyor. Diğer taraftan dün,  ISM imalat ile korelasyonu yüksek olan Chicago PMI’da pozitif sinylaller görmeye devam ettiğimizi de not edelim. Özellikle istihdam alt endeksindeki yükseliş ön plandaydı.

2 Ağustos 2013 Cuma

Piyasalara Bakış

Bu haftaki toplantısında güvercince sinyaller vermeye devam eden FED açıklamaları ile birlikte bu hafta açıklanan ve büyümeye yönelik pozitif sinyaller veren verilerin fiyatlamalarda ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Dün ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları 19.000 kişi düşüşle 326.000’e geriledi. İşsizlik yardımı alan kişilerin sayısını ifade eden devam eden başvurular ise 52.000 kişi düşüşle gerilemeye devam etti. Daha net sinyal veren dört haftalık ortalama ise. 4500 kişi düşüşle 341.250 seviyesinde. Veri bugün açıklanacak tarım dışı istihdama yönelik olarak pozitif sinyaller vermeye devam etti. Benzer şekilde 50.9’dan 55.4’e yükselerek son iki yılın en yüksek seviyesine ulaşan Temmuz ayı ISM İmalat endeksi de büyümeye yönelik pozitif yönde sinyal verdi.
 
Daha önce ifade ettiğimiz gibi ABD'de bono faizleri ve hisse senedi borsalarının yükselmesi ve bazı volatilite göstergelerinin (örneğin Vix) düşmesi küresel risk iştahında bir artış olarak yorumlanabilir. ABD 10 yıllık faizleri güçlü verilerle birlikte Temmuz ayı başlarındaki seviyelerini test ediyor. Dün 2.60’larda güne başlayan 10 yıllıklar günü %2.70’lerin üzerinde tamamladı. Nitekim büyümeye yönelik güçlü sinyaller veren makro verileri fiyatlayan S&P 500 endeksi ise günü %1.25 yükselişle tarihi zirvesi olan 1706 seviyesinden kapattı. Yükselişte ekonomik büyümeye duyarlı sektörlerdeki yükseliş ön plandaydı. Döngüsel defansif rasyosu S&P’deki yükselişe eşlik ediyor. Zirve seviyelerini kıran Dow Jones sanayi endeksinde ise özellikle yükselişin devamına yönelik temel sinyallerden biri olan ulaşım endeksindeki güçlü performans dikkat çekiyor. Diğer taraftan yüksek getirili bono ETF’lerinin S&P 500’deki dünkü yükselişe eşlik etmediğini not edelim.  
 

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Piyasalara Bakış

Geçtiğimiz hafta FED Başkanı Bernanke’nin çok ciddi sürprizler içermeyen ve geneli itibariyle dengeli ve bir miktar "güvercince" olarak nitelendirebileceğimiz açıklamaları sonrası global piyasaların olumlu seyrine devam ettiğini gördük. MSCI dünya endeksi dip seviyesinin görüldüğü 24 Haziran sonrası dönemde %8.03 yükselirken gelişmekte olan piyasaların ise Bernanke’nin son haftalardaki açıklamaları ile birlikte %7.60 yükselerek bu görünüme eşlik ettiğini söyleyebiliriz. Çin’in faiz oranlarında liberalleşme adımları ise haftanın bir diğer önemli konusuydu.
 
Cuma günü ise S&P 500 endeksinde beklenenden kötü yönde gelen Microsoft ve Google finansalları öncülüğünde kar satışları etkili oldu. Ki daha önce de ifade ettiğimiz gibi bazı sektörlerin teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşmış olma ihtimalinden bahsetmiştik. Veri tarafında ise geçtiğimiz hafta ISM imalat endeksi için öncü gösterge olarak izlenen bölgesel imalat endekslerinden Philadelphia FED endeksi dikkat çekti. Endeks Temmuz ayında 12.5’den 19.8’e yükselerek (beklenti:8) hafta başında açıklanan Chicago imalat endeksinden gelen pozitif sinyalleri destekledi.

28 Haziran 2013 Cuma

Piyasalara Bakış


Dün sabah da bahsettiğimiz gibi önceki gün ABD’de 1Ç GSYİH rakamının aşağı yönde revize edilmesi varlık alım programında yavaşlatma beklentilerini hafifletti ve piyasalara moral verdi. Ayrıca dün ABD’de New York FED Başkanı Dudley’in nispeten güvercince açıklamaları ön plandaydı ve piyasalardaki olumlu havayı destekledi. Nitekim S&P 500 endeksi son satış baskısı ardından tepki yükselişine devam ederek günü %0.62 artışla kapattı.

 

Diğer taraftan ve 9000 kişi düşüşe işaret eden haftalık işsizlik maaşı başvurularından gelen sinyaller, her ne kadar volatil bir veri olsa da önümüzdeki hafta açıklanacak tarım dışı istihdam öncesi dikkate değerdi. Tarım dışı istihdam rakamından gelecek sinyaller FED’in varlık alım programından çıkışta göstergelerden biri olması açısından önemli. Bloomberg’de yer alan ankete göre ortalama beklenti 165.000 kişi artış olacağı yönünde şekilleniyor. (önceki:175.000) Beklenenin üzerinde güçlü artış ekonomiye yönelik pozitif sinyal verirken FED’in son açıklamalarını destekler nitelikte olabilir, tersi durumda zayıf seviyede gelecek rakamlar ise çıkış stratejisi endişelerini hafifletebilir.

 

18 Haziran 2013 Salı

Piyasalara Bakış

Global piyasaların odak noktasında 19 Haziran’daki ABD Merkez Bankası FED’in faiz toplantısı ve sonrasında da FED Başkanı Bernanke’nin açıklamaları var.  Büyük resimde temelde FED’in parasal genişlemeden çıkışı konuşuyor olması ile birlikte ECB Başkanı Draghi ve  BOJ Başkanı Kuroda’nın son açıklamalarının global merkez bankalarının likiditede kısıntıya gidebilme olasılığını ortaya çıkardığı görülüyor. Ve bu da piyasalar genelinde soru işaretlerine neden oluyor.
 
İfade ettiğimiz gibi FED’in bu haftaki toplantısında çıkış stratejisinde zamanlama sinyali verip vermeyeceği merak konusu. Geçtiğimiz hafta Wall Street Journal’dan Jon Hilsenrath’ın, FED Başkanı Bernanke’nin bu haftaki toplantıda piyasada oluşan kısa vadeli faiz artırımı beklentilerinde zamanlamaya yönelik endişeleri sakinleştirecek yönde sinyaller verebileceğine yönelik ifadeleri dikkat çekiciydi. Bernanke bir süredir varlık alım programında ayarlamaya gidilmesinin FED’in daha erken bir zamanda kısa vadeli faizlerde artışa gideceği anlamına gelmediğine vurgu yapıyor ancak piyasada bu konuda endişeler var. Ayrıca Hilsenrath’ın bu hafta sonundaki son yazısı da FED öncesi dikkate değer. Hilsenrath, FED’in bu hafta yapacağı ekonomik projeksiyonların, varlık alım programında yavaşlatmaya gidilmesinde zamanlamaya yönelik indikatör olarak izlenebileceğini ifade ediyor.
 

17 Haziran 2013 Pazartesi

Piyasalara Bakış


Bu haftanın odak noktasında 19 Haziran’daki ABD Merkez Bankası FED’in faiz toplantısı ve sonrasında da FED Başkanı Bernanke’nin açıklamaları var.  Büyük resimde temelde FED’in parasal genişlemeden çıkışı konuşuyor olması ile birlikte ECB Başkanı Draghi ve  BOJ Başkanı Kuroda’nın son açıklamalarının global merkez bankalarının likiditede kısıntıya gidebilme olasılığını ortaya çıkardığı görülüyor. Ve bu da piyasalar genelinde soru işaretlerine neden oluyor.

 

İfade ettiğimiz gibi FED’in bu haftaki toplantısında çıkış stratejisinde zamanlama sinyali vereceğine yönelik beklentiler hakim. Geçtiğimiz hafta Wall Street Journal’dan Jon Hilsenrath’ın, FED Başkanı Bernanke’nin bu haftaki toplantıda piyasada oluşan kısa vadeli faiz artırımı beklentilerinde zamanlamaya yönelik endişeleri sakinleştirecek yönde sinyaller verebileceğine yönelik ifadeleri dikkat çekiciydi. Bernanke bir süredir varlık alım programında ayarlamaya gidilmesinin FED’in daha erken bir zamanda kısa vadeli faizlerde artışa gideceği anlamına gelmediğine vurgu yapıyor ancak piyasada bu konuda endişeler var. Ayrıca Hilsenrath’ın bu hafta sonundaki son yazısı da FED öncesi oldukça dikkat çekici. Hilsenrath, FED’in bu hafta yapacağı ekonomik projeksiyonların, varlık alım programında yavaşlatmaya gidilmesinde, zamanlamaya yönelik indikatör olarak izlenebileceğini ifade ediyor.


11 Haziran 2013 Salı

Piyasalara Bakış

Bu sabah Japonya Merkez Bankası BOJ açıklamaları ön planda. BOJ’un tahvil piyasasındaki volatiliteye azaltmaya yönelik ek parasal tedbire gerek olmadığı yönündeki mesajları ile Yen’de değerlenme görülüyor ve buna paralel Japonya Borsası %1 ekside. Dün ABD tarafında ise S&P’nin ABD'nin kredi notu görünümünü 'negatif'ten 'durağan'a yükseltmesi ile birlikte güne olumlu yönde başlayan S&P 500 endeksi %0.03 eksiyle 1642’de yatay seviyede günü tamamladı. Haftasonu zayıf verilerle soru işareti yaratan Çin ise bugün de tatil nedeni ile kapalı.
 
Piyasalar genelinde Global Merkez Bankaları politikaları ön planda yer almaya devam ederken FED’in Haziran ayı toplantısında çıkış stratejisine yönelik zamanlama sinyali vereceği beklentisini ve Avrupa tarafında ise ECB’nin ek yeni adımlar atmayacağı yönündeki beklentileri hatırlatıyoruz. Bu doğrultuda da likiditeye yönelik soru işaretleri gündemde.

10 Haziran 2013 Pazartesi

Piyasalara Bakış


Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam rakamı FED’in parasal genişlemeden çıkış beklentilerine destek olurken, birkaç haftadır zayıf verilerle satış baskısı altında kalan dolar endeksinde toparlanmayı sağladı. Tarım dışı istihdam Mayıs ayında 175.000 kişi artışla 163.000 olan beklentilerden iyi yöndeydi. Hatırlanacağı üzere geçen hafta başında açıklanan ve daralma bölgesine geçen ISM imalat rakamı ile birlikte son birkaç verideki alt istihdam endekslerindeki zayıflama sinyallerine paralel çıkış stratejisi beklentilerindeki zayıflama dolarda satış baskısına neden olmuştu. 

 

Bilindiği üzere ABD Merkez Bankası FED’in varlık alımlarında kısıtlamaya gidebileceğine dair sinyaller piyasalar genelinde soru işareti yaratıyor ve özellikle gelişmekte olan ülke bono ve döviz kurlarında satış baskısının arttığını görüyoruz. FED’in çıkış stratejisinde zamanlamadan ziyade, bu konunun gittikçe daha fazla konuşulur hale gelmesi bizce daha önemli bir nokta.


7 Haziran 2013 Cuma

Piyasalara Bakış

Dün tarım dışı istihdam öncesinde ECB Başkanı Draghi’nin açıklamaları ön plandaydı. ECB faizlerde beklendiği gibi değişikliğe gitmezken Draghi’nin ECB’nin teknik olarak negatif faize hazır olduğu ancak şu anda bunu uygulamak için neden olmadığını vurgulaması, kısacası açıklamalarının bir önceki toplantıya kıyasla ekonomiye yönelik aşağı yönlü vurgular içermemesi euroya destek oldu.
 
İfade ettiğimiz gibi bugün açıklanacak tarım dışı istihdam rakamının önemi büyük. Tarım dışı istihdam rakamında (beklenti:163.000 önceki:165.000) önceki aylarda gördüğümüz iyileşmenin devamına dair sinyaller; hatırlanacağı üzere Nisan ayı tarım dışı isithdam rakamı 165.000 kişi artışla 140.000 olan beklentiden iyi yönde gerçekleşmişti; çıkış stratejisi beklentilerine ve bu paralelde de orta vadeli güçlü dolar ve yüksek faiz temasına destek olabilir. Ancak bu hafta başında açıklanan ve daralma bölgesine geçen ISM imalat rakamı ile birlikte son birkaç verideki alt istihdam endekslerindeki zayıflama sinyallerine paralel oldukça zayıf yönde gelecek rakamlarda ise çıkış stratejisine yönelik beklentilere ara verilebilme olasılığı da göz ardı edilmemeli bizce.
 
Bu doğrultuda dolar endeksinde etkili olan satış baskısının devam edip etmeyeceği bugün açıklanacak tarım dışı istihdam rakamından gelecek sinyallere bağlı. Zayıf sinyal verecek tarım dışı istihdam rakamı dolar endeksinde baskı yaratmaya devam edebilir.
 

6 Haziran 2013 Perşembe

Piyasalara Bakış

Bu hafta başında açıklanan ve 50’nin altına daralma bölgesine gerileyen ISM imalat endeksi gibi zayıf yönde sinyal veren verilere karşı, dün FED’in açıkladığı Beige Book’un ekonomiye yönelik daha iyimser sinyal vermesi parasal genişlemeden çıkış beklentilerine destek olarak hisse senetlerinde satış baskının devam etmesine neden oldu. S&P 500 endeksi %1.38 düşüşle 1608 seviyesine gerilerken bu sabah Asya piyasalarında Japonya ve Çin Borsasında da satış baskısı etkili olmaya devam ediyor.
 
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam rakamının önemi büyük. Tarım dışı istihdam rakamında (beklenti:168.000 önceki:165.000) önceki aylarda gördüğümüz iyileşmenin devamına dair sinyaller çıkış stratejisi beklentilerine ve bu paralelde de orta vadeli güçlü dolar ve yüksek faiz temasına destek olabilir. Son birkaç verideki alt istihdam endekslerinde zayıflama görüldüğünü not edelim ve bu doğrultuda oldukça zayıf yönde gelecek rakamlarla birlikte ise çıkış stratejisine yönelik beklentilere ara verilebilme olasılığını da gözardı etmemeli. Bu doğrultuda bugün tsi ile 15:30’da açıklanacak ve her ne kadar volatil bir veri olsa da bir süredir pozitif sinyallerin görüldüğü haftalık işsizlik maaşı başvurularından gelecek sinyaller de veri öncesi dikkat çekebilir.
 
Bilindiği üzere ABD Merkez Bankası FED’in varlık alımlarında kısıtlamaya gidebileceğine dair sinyaller piyasalar genelinde soru işareti yaratıyor ve özellikle gelişmekte olan ülke bono ve döviz kurlarında satış baskısının arttığını görüyoruz. FED’in çıkış stratejisinde zamanlamadan ziyade, bu konunun gittikçe daha fazla konuşulur hale gelmesi bizce daha önemli bir nokta. Makro verilerden gelecek sinyallere vurgu yapan FED paralelinde makro verilerin öneminin arttığını vurgulamaya devam ediyoruz.

4 Haziran 2013 Salı

Piyasalara Bakış

Dün ABD’de açıklanan ISM imalat rakamının 50’nin altıa daralma bölgesine geçmesi parasal genişlemeden çıkış endişelerinin ön planda olduğu yurtdışı piyasaları rahatlatmış görülüyor. Son satış baskısı sonrası S&P 500 endeksi dün %0.59 artışla dengeleyerek günü tamamladı. Bu sabah Asya piyasalarında Japonya Borsası %2.3 artıda. Japon Yeni ve bono faizlerindeki volatilite devam etse de bu sabah Yen’deki zayıflama ön planda. Çin ise soru işareti yaratan PMI rakamları sonrası satış baskısı altında kalmaya devame diyor. Bu sabah %1.2 ekside. Bilindiği üzere ABD Merkez Bankası FED’in varlık alımlarında kısıtlamaya gidebileceğine dair sinyaller piyasalar genelinde soru işareti yaratıyor. Özellikle gelişmekte olan ülke bono ve döviz kurlarında satış baskısının arttığını görüyoruz. FED’in çıkış stratejisinde zamanlamadan ziyade, bu konunun gittikçe daha fazla konuşulur hale gelmesi bizce daha önemli bir nokta.
 
Makro verilerden gelecek sinyallere vurgu yapan FED paralelinde makro verilerin öneminin arttığını ifade etmiştik. Bu doğrultuda da dün açıklanan Mayıs ayı ISM imalat endeksi beklentilerin de altında kalarak 50.7’den 49’a daralma bölgesine geçti ve dolarda baskı yarattı. Her ne kadar ISM imalat endeksi parasal genişlemeden çıkış endişelerini dengelemiş olsa da Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam rakamında (beklenti:168.000 önceki:165.000) iyileşmenin devamına dair sinyaller çıkış stratejisi beklentilerine ve bu paralelde yukarıda da bahsettiğmiz konulara destek olabilir.   Avrupa tarafında ise dün yukarı yönde revize edilen Mayıs ayı PMI rakamlarının ECB’den faiz indirimi beklentilerini zayıflattığı söylenebilir.
 

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Piyasalara Bakış

Birkaç haftadır dile getirdiğimiz, “daha güçlü ABD doları ve daha yüksek faizler” temaları geçerliliğini koruyor. Nitekim öngördüğümüz gibi, Dolar ve faizlerde ciddi yükselişler gerçekleşti. Dün de ABD 10 yıllıklarındaki ciddi yükseliş dikkat çekici idi ve faizler bir yıldan uzun sürenin en yükseğini gördü. Dolar/TL de son bir yılın en yüksek seviyesine geldi.
 
Geçen hafta değindiğimiz gibi FED'in varlık alımlarında kısıtlamaya gidebileceğine dair sinyaller, özellikle gelişmekte olan ülke bono ve döviz kurlarında satış baskısının artmasına sebep oldu. Burada önemli olan konulardan biri, FED’in varlık alımlarında gerçekten azaltmaya gidip gitmeyeceği. Öte yandan bir azaltmaya gidecekse, bunun zamanlamasından ziyade, bu konunun gittikçe daha fazla konuşulur hale gelmesi daha önemli bir nokta. Burada piyasanın "aşırıya kaçmasını" önlemeye yönelik iletişim çabaları da gündeme gelebilir. Örneğin WSJ'de yer alan gazetenin Fed izleyicisi Hilsenrath'ın yorumları da bunun örneklerinden biri olarak. Fakat bir anlamda, diş macunu tüpten çıkmış durumda demek mümkün. Dolayısıyla bundan sonraki veri açıklamalarında, özellikle de istihdam ile ilgili olanlarda, piyasalarda volatilitenin artması olası.
 
Dün de ifade ettiğimiz gibi “Mayıs ayı başından bu yana artan G7 kur volatilitesine rağmen; son bir haftadaki artışıyla birlikte hisse senedi volatilitesinin nispeten düşük seviyelerde olması dikkat çekici. Öte yandan hisse senedi volatilitesinin de artış eğilimine girebileceğini düşündürüyor.”