BAKİ ATILAL

02/03/2016 ALGI DEĞİŞİMİ


Yabancı gözünde tedirginlik açısından ilk sırada Suriye'ye kara harekatı yatıyordu fakat Suriye konusunda şubat ortasındaki Münih toplantısı sonrası davranışlardan yabancıların anladığı ve algılağı, Türkiye’nin –özellikle de Rusya ile yaşanan sorundan dolayı- kendisini NATO sistemine bağladığını ve ABD liderliğindeki koalisyon ya da daha iyisi NATO kararı olmadan bir Suriye kara harekatı riskinin artık endişe kaynağı olmadığı yönündedir. (Murat Yetkinde bunu yazısında belirtmiş). 

Geriye kalan belirsizliklerimiz nedir diye baklarsak,

1- Merkez Bankası Başkanı,yönetim kurulu üyeleri ve para politikamız. Bildiğimiz üzere TCMB başkanı sayın Başçı'nın görev süresi 19 Nisan'da doluyor ayn zamanda MB para kurulunundaki 5 üyenin üyelikleri de doluyor. Başcı'nın yerine kim olabilir konuşulmasından Başçı devam edebilere doğru bir yaklaşım olduğundan bahsediyor Ankara çevreleri. Bu durumda para politikamızda ciddi bir değişiklik olmayacak. 
2- Hazine Müşteşarlığı uzun bir süredir boşta, görevi vekaleten Cavit Dağdaş yürütüyor, atamanın halen yapılmaması da neden sorusununu beraberinde getiriyor,
3- Özel şirketlere el konulabilir mi ? her ne kadar hükümet tarafından reddedilse de Özel bir bankanın kamulaştırılma ihtimalinin yetkililerce belirtilmesi tedirginlik yaratmış. 
4- Büyük şehirlerde terör eylemleri ve bunlarla bağlantılı bazı büyük spor organizasyonlarının Türkiye'den çekilmesi 

Bu belirsizlilklerin dilllendirilmesine karşın,halen dolar/tl kurunun 2,90- 3,00 bandında salınması, BIST-100 endeksinin 70,000- 75,500 seviyelerinde git gelleri ve EM'lerden pozitif ayrışmamız, belirsizlikerin azaltıldığı bir ortamda hem kurun daha rahat nefes almasına hem de BIST-100'un kıramadığı dirençlerini kırmasına yardımcı olacaktır.





20/01/2016 MERKEZDEN HERKESE


2015 Temmuz ayında sadeleştirmeden bahseden ve bunu FED’e bağlayan Merkez Bankası, Aralık 2015’de FED’in faiz artırımı sonrası sadeleştirmeye VIX ve MOVE endekslerini dahil etmişti. Dünkü Para Politikası Kurulu toplantısında ise Sadeleştirmenin S harfinden bile bahsetmedi. Kredibilite kaybı mı dersiniz Nisan’a hazırlık mı sonuçta yeni bir belirsizlik daha yaratılmış oldu. 

Sıkı duruşa devam çünkü; asgari ücret kaynaklı gelişmeler ve küresel piyasalardaki gelişmeler enflasyon ve fiyatlar üzerinde etkilerini dikkate alıyoruz. Asgari ücreti anladık ama hem enflasyon beklentilerindeki bozulmayı hem de fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı “küresel piyasalardaki gelişmelere “ nasıl bağladığını ya da bağladıklarını da anlayamadık. 
Cari açık finansman ilişkisine baktığımızda ise cari açık azalıyor ama finansman ihtiyacımız azalmıyor. Ülkemize gelen finansman daralınca bizde rezerv kaybediyoruz. 


Son 1 yılda petrolle ilgili bir çok analiz yayınladı, bizlerde bunlara katkıda bulunmaya çalıştık amacımız cari açık ve döviz ihtiyacımız hakkında görüş oluşturmaya çalışmaktı. Sabah/ Akşam değişen oynaklık faizlerinde yükselmesine neden oluyor. Döviz arzı azalıyor ama bizim döviz talebimiz azalmıyor. Sorunda buradan çıkıyor. 


Cari açık düşüyor, büyüme yavaşlıyor , ithalat azalıyor. Burada satılan ürün cari açığın düşmesi. Ama döviz dengesi sadece cari açıktan oluşmuyor, dış borç geri ödemeleri de var, sonuçta formül


Dış Finansman ihtiyacı = Cari açık + Dış borç geri ödemeleri oluyor. 
İlker Domaç’ın 2003-2016 brüt dış finansman ihtiyacını ve bunun milli gelire oranını hesaplamış. 




16/09/2015 EYLÜL'DE GEL


Tarih Mayıs 2013, FED başkanı Bernanke “artık para politikasını sıkılaştırmaya başlayacağımız dönem kapıya dayandı “ dediğinden bu yana tüm piyasalarda her gün Fed konuşuluyordu. 2015 başlarında faiz artışının 1 tam puan olması ve Haziran ayında başlaması beklenirken yılın ikinci çeyreğine girilmesiyle birlikte Yunanistan krizinin gündeme gelmesinin gölgesinde faiz artırım beklentileri Eylül ayına ve artış hızı da 50 bps olarak beklenirken, yılın üçüncü çeyreğinde bir anda Çin’in devreye girmesi yuanı devalüe etmesi, büyümede sorun yaşaması bir anda faiz artırım beklentilerini Eylül-Aralık dönemine sarkmasına ve artış hızınında 25 bps’e gerilemesine neden olmuş görünmekte. 

 17 Eylül’de Fed’in faiz artırmayacağı papatya falına dönmüş durumda. Fed’in baktığı üç veri seti var. Bunların ilki İşsizlik. 2011’de %8,9 olan oran şu anda %5,1 doğal işşizlik oranında %5 zaten. Elde var bir demek ki. İkinci gösterge Büyüme . 2011’de %1,7 olan büyüme 2014 sonunda %2,7 ve 2Ç15’de 3,8 seviyesinde demek ki elde var iki. Üçüncü gösterge ise Enflasyon oranı. 2011’de %3,2 olan oran 2014’de %1,6 ve Agustos ayında 0,2 sıkıntı enflasyonda gibi. Çünkü enflasyon makul seviyeye çıkmadığı bir durumda canlılığın kalıcığı sorgulanacaktır. Fakat ben burada ABD ekonomisinin motoru tüketim harcamalarına bakıyorum ve burada bir sıkıntı görünmüyor. Bu durumda FED’in Eylül ayında faiz artırmasının önünde içsel hiçbir engel kalmamış gibi görünüyor. 


 Fed’in faiz artışı yapması ile Yaklaşık 16 aydır Bernanke’nin sözüyle başlayan, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı, yatırımcıların bu ülkelerdeki pozisyonlarını 2009 seviyelerine yaklaştırmaları, bu ülkelerin gelişmiş ülkelere oranla yüksek olan enflasyonları ve yavaşlayan ekonomileri üzerindeki stressin boşalmasına yardımcı olacaktır. Volatilite artacaktır ama bu durumda da sürüncemde kalmış bir volatiliteden piyasalar kurtulmuş olacaktır. 


 Gelişmekte olan ülkeler arasında ödevlerini yapmış olan ve bu süreçte ortalamalarının altına gelmiş olanlara pek tabii ki kısa bir süre sonra talep olacaktır. İşte o zaman MSCI endeksine göre iskonto önem kazanacaktır.



28/08/2015


Dünkü satışlar hem global çapta hem yerel çapta güvene dayalı panik satışlarıydı. Çin’de atılan adımlara karşın büyüme de sorun yaşanacağı beklentisi ( %6’nın bile altına gelebilir beklentisinin oluşması) çin’e ihracat yapan ülkelerin ki başta Almanya gelmekte borsa endekslerinde sert satışların görülmesine neden oldu. Şimdi global çapta değerlemeler teknik ana destek seviyelerine geldi ve sert tepki alışlarını da beraberinde getirebilir ardından bir bekle gör durumuna geçilmesini beklemekteyiz.


Dün BIST-100 için ana destek seviyemizin 70,000 olduğunu buradan gelebilecek tepki alımlı ile 71,500-72,500-73,500 ve 74,100 seviyelerinin direnç olacağına değinmiş ve dolar bazlı haftalık BIST-100 grafiği koymuştur. Haftalık bazda destek seviyemiz 69,400’e oldukça yaklaşıktı ve 69,797 seviyesinden dönüş yaptık ve hemen kendimiz 71,500’ü destek yapma çabasında bulduk. ABD vadelilerin pozitif seyri bize de olumlu yansıyacak ve 72,500- 73,500 bandında hareket etmemize neden olacaktır. Ama yine de ana desteklerde realizeye hazır olmak lazım.

Agustos vadeli kontratta ise 320,000 seviyesine çıkan Açık pozsiyon sayısı, vade sonuna 5 gün kalması, grafiğimizden de görüldüğü üzere dün 85,275 destek seviyesine kadar geri çekilmiş olmamızın akabinde 87,000 desteğininin üzerine kendimizi atmamız büğün için 89,500- 89,750 bandını destek yapma çalışması içinde olmamızı beklememize neden olmaktadır. 89,750 üzerinde ise 90,500 ana direnç. Desteklerimiz ise 86,200 ve 85,275 seviyeleri.


Euro/dolar’daki beklenmedik sert yükseliş ise hem carry parası olarak euro’nun kullanılması ve dolar endeksinin gerilemesiyle birlikte stop pozisyonlarının çalışması hem de Fed’in faiz artırım beklentilerinin Eylül setindeki %60 seviyesinden %28’lere gerilemesinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. Dün 1,1715’leri gören paritenin 1,1540 - 1,1470 seviyesinde dengelenmesini beklemekteyiz.


Altın’da Özellikle Çin ve Kazakistan'dan gelen devalüasyon kararları tüm dünyada küresel ekonominin ne kadar güçlü olduğuna dair endişelerle küresel piyasalarda büyük bir satış dalgasına yol açmıştı. Dün gün içinde yüzde 0,5 değer kaybetse de diğer emtia ve borsalarla kıyaslandığında altındaki gerileme sınırlı kalmıştı. Altının son beş gündeki getirisi Bloomberg emtia endeksindeki 22 emtia arasında en yüksek oldu. endeks dün 1999 yılından bu yana en düşük seviyesini görmüştü.


Çin ekonomisindeki yavaşlama ise tüm emtialar üzerinde olduğu gibi petrolde de etkili oluyor. OPEC üyelerinin üretimi kısmaması ve ABd stoklarının yüksek seyretmeye devam etmesiyle küresel petrol arzı bolluğunun devam etmesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Brent petrol 45, ham petrol 39 doların altında kayıplarını koruyor. Dün yaşanan küresel satış dalgası sırasında yüzde 5,5 düşen vadeliler kayıplarını koruyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklığı ölçen bir gösterge ise dün Nisan'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.




18/08/2015

30 Temmuz’da Başçı para politikasında sadeleştirme yolunda atılacak adımlara ilişkin teknik bilgi paylaşacağını söylemişti. Henüz bu bilgilendirme gelmedi, büyüme %3’ün altında büyümeyi riske atmayacaktır( faiz indirimi beklememek lazım) , Eylül’de Fed’in ne adım attığını görmek isteyecektir, ( FED 16-17 Eylül TCMB 22 Eylül’de toplanıyor), Koridorun alt bandını ( 1 haftalık repo faizini) ortalama fonlama maliyetine yaklaştırabilir ki koalisyon görüşmelerinin sonuçsuz kalması TL’de artan değer kaybına bu adımla cevap verilebilir ama biz burada da likidite yöntemleriyle karşılık vermeye devam etmesini beklemekteyiz. Döviz ve cds’lerdeki artışa daha güçlü faizle cevap vermek isteyebilir ve bu durumda da koridorun üst bandını arttırması anlamı çıkar ki erken seçim öncesi bu riske girmek istemez, Sonuç merkez hiçbir atmaz beklentisine sahip olduğumuzdur.

Dolar / TL de şu an kotasyonlar 2,8701 seviyelerinde geçior. 2,88 -2,89 bandında yönelik ataklar olabilir destek seviyelerimiz ise 2,8550 de bulunmakta ama şu an için destek seviyesine yönelik bir hareket beklememekteyiz.

Fibonacci’ye göre de, dolar bazlı haftalık grafiklere göre de 76,200 seviyesi endesk için dip olarak gözükmüş olabilir. Fakat biz kırılganlıkların halen devam etmesi, dolar endeskinin güçlenmeye devam etmesi, Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme beklentilerin artması, ülkemizde hükümet kurma çabalarının sonuçsuz kalıp Kasım sonu erken seçime gidilmesi ihtimelinin artması ile ve de dünya’da 2009 beri en düşük büyümenin gerçekleşmesinin beklenmesi 75,000- 72,000 bandının fazla uzakta olmadığını göstermekte. Günede negatif bir açılış yaparak 76,200 seviyesini destek yapmaya çalışacağımızı düşünmekteyiz. Alt destek ise 75,550 ve 75,000 seviyeklerinde dirençler 77,120 ve 77,300 seviyelerinde bulunmakta.




11/03/2015
Kur'daki yükselişin ve buna faizlerdeki yükselişin eşlik etmesi sermaye piyasalarındaki gerginliğin de körüklenmesine neden oluyor. TCMB önce döviz satım ihale miktarını %50'ye kadar artırma kararı aldı, fonlama miktarını azalttı, ardından parasal sıkılaştırma ile fonlama maliyeti yükseltti, döviz depo oranlarında indirime gitti, dün de TL zorunlu karşılıkların döviz olarak tutulabilen dilimlerinden ilkinde rezerv opsiyon katsayısını (ROK) düşürürken, son beş dilimdeki katsayıları yükseltirken, dış borçlanmada vadenin uzamasını teşvik etmek amacıyla bankaların ve finansman şirketlerinin yabancı para cinsinden mevduat/katılım fonu dışı yükümlülüklerinin zorunlu karşılık oranları 1 yıla kadar ve 1-2 yıl arası vadelerde yükseltti. Tüm bu hamlelere rağmen dolar 2,6389 seviyesinde.

Piyasa ne bekliyor ? Ek parasal sıkılaştırma günlerinin açıklanmasını bunun tam sıkılaştırmanın ilk adımı olduğunu düşünüyor AMA TCMB Kur'daki artışın ağırlıklı olarak FED faiz artırım beklentilerinin öne çekilmesi ve Euro/dolar paritesinden olduğuna inanınca piyasayı sıkmak istemiyor.

Hafta başından beri yapılan zirveler içerisinde en önemlisi bugün Cumhurbaşkanlığı Sarayında yapılacak olan Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Sayın Erdem Başçı'nın katılacağı zirve.

Piyasaları yatıştıracak bir açıklama gelmesi durumda geçen cuma gördüğümüz gibi dolar/tl'deki köpük alınabilir ( Sayın Cumhurbaşkanının ılımlı cümleleri ile dolar /tl 2,62'den 2,57'ye gerileme kaydetmişti). Köpük alındıktan sonra TCMB'nin hedefi TL'nin değer kaybının rakibimiz ülkeler oranında kalmasını sağlamaya çalışmak olacaktır.

Buna yönelik beklentimiz %51 seviyesinde buna'da dün sayın Zeybekçinin sanki bu ay faiz indirimini gerektirecek bir durum yok yönünde algıladığımız açıklaması ve bugün sabah gazetesinde yer alan Sayın cumhurbaşkanının "o zaman kamu bankaları faizi düşürsün" cümlelerinden dolayı söylüyorum.

Diğer taraftan üretim odaklı olarak düşük faiz yüksek kur pradigmasının işlenmesi ise Sn Cumhurbaşkanın'dan ikna olmadım açıklamasının gelmesine neden olacaktır ki buna da %49 ihtimal vermekteyiz.

Hiç yorum yok: